7. Uluslararası Doğalgaz Kongre ve Fuarı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak 7. Uluslararası Doğalgaz Kongre ve Fuarı'na (INGAS 2017) katılarak burada bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde güvenlik güçleriyle bölücü terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmada şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa dileyerek başlayan Bakan Albayrak Türkiye'nin doğalgaz depolama alanında tarihi adımlar attığını ifade ederek, "Kasım veya aralık gibi ikinci yüzer LNG santralini devreye alıyoruz. Tuz Gölü'nün ikinci fazı 2019'da bitiyor. Silivri'deki kapasite artırma çalışmalarımız da devam ediyor. 2021-2022'de yıllık 10 milyar metreküpün üzerinde depolamayla Türkiye enerjide başka bir yere gidiyor." diye konuştu.
Albayrak, yıllık doğalgaz tüketiminin en az yüzde 20'sini depolayarak arz güvenliği sorununu kökten çözmeyi hedeflediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:
"En kötü güne hazır olacağız. Kapımızdan savaş eksik olmuyor. Türkiye, a veya b senaryosuna değil, z senaryosuna da hazır olacak şekilde bir stratejiyle yürümek zorunda. Bazı bölge ülkelerinin izlediği gerginlik politikalarına rağmen biz aklıselimin hakim olduğu bir enerji diplomasisi ile Doğu Akdeniz gazının ticarileşmesi için her türlü iş birliğine açık olduğumuzu belirttik. Diğer yandan, 2019-2020'de tamamlanması planlanan TürkAkım projesi de tarafların anlaşması durumunda Avrupa'nın doğalgaz arz güvenliğine katkıda bulunacak. Geliştirdiğimiz bu projeler, enerji uzmanlarının dile getirdiği 'Avrupa’nın enerji arz güvenliği Türkiye'den başlar' tezini doğrulamaktadır. Türkiye bölgenin enerjide anahtar ülkesi. Türkiye, günlük siyasi tartışmalarla, konjonktürel gelişmelerle veya geçici siyasi endişelerle değerlendirilmeyecek kadar önemli bir bölgesel aktör ve güvenilir ortak."

"İnşallah, gaz daha da ucuz olacak"

Albayrak, Türkiye'nin, siyasi istikrarı ve güçlü ekonomik altyapısıyla enerji projelerinde önceden olduğu gibi bugün ve yarın da güçlü bir aktör olmaya devam edeceğini belirterek, "Artık, satıcılardan ziyade alıcıların piyasayı domine ettiği bir yöne doğru gidiyoruz ve Türkiye bu piyasada daha aktif oluyor. Türkiye'nin elinde bulundurduğu alıcı gücüyle, gaz inşallah daha da ucuzlayacak. Şehirlerde hane halkı da sanayi de daha ucuz gaz kullanacak." diye konuştu.
Türkiye'nin 10 yıl sonra enerji ihraç eden bir ülke olabileceğini aktaran Albayrak, bu kapsamda 2015'te sisteme verilen günlük 190 milyon metreküp doğalgaz kapasitesinin, yıl sonu itibarıyla 288 milyon metreküpe çıkacağını bildirdi.
Albayrak, bu konuda çıtayı daha da yükselttiklerini dile getirerek, "Ulusal şebekeye 400 milyon metreküp gaz sağlama kapasitesine sahip gelişmiş bir sistemi ülkemize kazandırmak için gerekli yatırımları hızla hayata geçiriyoruz." ifadesini kullandı.
Sanayinin geliştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için Organize Sanayi Bölgelerine (OSB) doğalgaz götürülmesi görevini Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ'ye (BOTAŞ) verdiklerini anımsatan Albayrak, sanayicinin büyük önem verdiği bu konuyu titizlikle takip ettiklerini kaydetti.

"Kimse Akdeniz'i kendi denizi, zenginliği sanmasın"

Albayrak, Türkiye'nin yılda ortalama 55 milyar dolar enerji ve maden ithalat faturası bulunduğunu ve enerjide dışa bağımlılıktan kurtulunması gerektiğini söyledi.
Bu konuda Türkiye'nin boşa harcayacak zamanı bulunmadığını vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:
"Sokağa atacak 1 kuruş paramız, heba edeceğimiz 1 gram enerjimiz yok. Doğalgaz alanında, sadece altyapı yatırımları değil, arama ve sondaj alanında da tarihi bir sürecin eşiğindeyiz.
"İki gemimiz ile sismik çalışmalarımız devam ederken, süreci tamamlanan ve yakın zamanda imzaları atılan ve bu yıl bitmeden envanterimize katacağımız ilk sondaj gemimiz ile Akdeniz’de 2018 yılında ilk derin deniz sondajını gerçekleştireceğiz. Bu birilerini rahatsız ediyor, edecek. Türkiye daha sondajı yapmadan, 'Türkler gaz buldu' yaygarası koparılmaya çalışıldı. Siyaseten bu manipülatif haberlerin arkasında neler olduğunu biliyoruz. İnşallah biz adımları rasyonel ve bilimsellik içinde atarsak, o gün gelecek. Kimse Akdeniz'i kendi babasının denizi, kendi zenginliği sanmasın. Türkiye olarak, gerek uluslararası hukuktan kaynaklı kendi münhasır ekonomik alanlarımızda, gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ruhsatlı sahalarında bu aramaları yapmaya devam edeceğiz. Kimse kusura bakmasın. Allah nasip eder de o gazı da bulursak, kimse merak etmesin, halkımızla bu müjdeyi de ilk biz paylaşacağız."

"İstemezükçü' zihniyet var ya..."

Albayrak, yerli portföy içinde yerli kömürün de önemli bir yer tuttuğunu ve Türkiye'de toplam üretilen elektrikte yerli kömürün payının yüzde 16'ya ulaştığını belirtti.
Bu oranın, potansiyelin altında olduğunu ifade eden Albayrak, son 10 yılda toplam kömür rezervlerinin iki katına çıkarıldığını ve sadece son bir yılda 1,5 milyar tondan fazla rezerv keşfedildiğini aktardı.
Albayrak, yerli kömür üretiminde 80 milyon ton bandını da aşmayı hedeflediklerini söyledi.
Yerli kömür dendiğinde belirli bir kesimin kıyameti kopardığını vurgulayan Albayrak, şöyle konuştu:
"Yerli kömür yatırımından bahsetsek çevrecilik maskesi altında, istemezükçü zihniyet var ya... İşin komik tarafı ne biliyor musunuz? İthal kömürle ilgili bir yatırım dediğinizde ses yok, bununla ilgili bir eylem görmedim. Şimdi biz yılda 35-40 milyon ton kömür ithal ediyoruz. Biz, yerli kömür oranını arttıracağız diyoruz Özellikle son günlerde dillerine Zonduldak'ı doladılar. Sadece Zonguldak değil, tüm kömür üretim alanlarında, istihdamı, üretimi ve katma değeri artıracak bir modeli hayata geçiriyoruz. Enerjide de milletimizle, milletimizin, işçimizin sevineceği yeni bir modelle, Zonguldak'ı da, diğer kömür şehirlerimizi de kalkındıracağız."

Kömürde dövizden arındırılmış model

Albayrak, Türkiye'deki yerli kömür rezervlerinin değerinin 300-350 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve bu kaynaktan daha fazla yararlanılması gerektiğini bildirdi.
Yeni sondaj ve keşiflerle bu rakamın ve kömür kalorisinin daha da arttığını dile getiren Albayrak, "Tüm kömür üretim alanlarında hem üretimi, hem istihdamı hem de katma değeri artıracak bir modeli hayata geçiriyoruz. Dövizden arındırılmış bir modele başlıyoruz. Alım garantisi verilen miktarı artırarak yerli kömürle ilgili teşvik ve destek mekanizmasını da uzun vadeli bir şekilde 2018 başında devreye alacağız. Özellikle ithal kömür santrallerinin yerliye dönüşümünü, bunlardan elektrik alımını garanti ederek teşvik edecek bir çalışma olacak." ifadelerini kullandı.