Petrol

Petrol, başlıca hidrojen ve karbondan oluşan ve içerisinde az miktarda nitrojen, oksijen ve kükürt bulunan çok karmaşık bir bileşimdir. Normal şartlarda gaz, sıvı ve katı halde bulunabilir. Gaz halindeki petrol, imal edilmiş gazdan ayırt etmek için genelde doğal gaz olarak adlandırılır. Ham petrol ve doğal gazın ana bileşenleri hidrojen ve karbon olduğu için bunlar ''Hidrokarbon” olarak da isimlendirilirler.

2016 yılı dünya ispatlanmış petrol rezervi 1.706 milyar varil olarak tespit edilmiştir. Dünya petrol rezerv miktarı 2015 yılına oranla çok düşük oranda artış göstermiştir. En büyük rezerv artışı 10,5 milyon varil ile Irak’dan gelmiştir. En büyük rezerv düşüşü ise 0,6 milyon varil ile Trinidad ve Tobago’dan gelmiştir. 2015 yılında 50,7 yıl olan dünya petrol rezerv ömrü 2016 yılında 50,6 yıla gerilemiştir. Birincil enerji kaynakları arasında stratejik konuma sahip olan ham petrol 2016 yılı itibarıyla dünya enerji talebinin %33,3'ünü karşılamıştır.

Petrol rezervinin 110,1 milyar tonu (%47,7) Orta Doğu Ülkelerinde, 20,1 milyar tonu (%8,7) Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde, 16,9 milyar tonu Afrika'da (%7,5) bulunmaktadır. 2016 yılında dünya petrol üretimi 96,9 milyon varil/gün’e ulaşırken 2030 yılında dünyanın en büyük petrol ithalatçılarının Çin ve Avrupa olması öngörülmektedir. Halen dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Amerika’nın yakın gelecekte liderliği Çin'e bırakması beklenmekte, Çin'in ekonomik büyümeyle desteklenen petrol ithalatının, ülkeyi Avrupa'ya göre daha az petrol bağımlısı yapacağı öngörülmektedir.

Dünya üretilebilir petrol ve doğal gaz rezervlerinin yaklaşık %72'lik bölümü, ülkemizin yakın coğrafyasında yer almaktadır. Türkiye, jeopolitik konumu itibariyle dünya ispatlanmış petrol ve doğal gaz rezervlerinin dörtte üçüne sahip bölge ülkeleriyle komşu olup enerji zengini Hazar, Orta Asya, Orta Doğu ülkeleri ile Avrupa'daki tüketici pazarları arasında doğal bir "Enerji Merkezi" olmak üzere pek çok önemli projede yer almakta ve söz konusu projelere destek vermektedir. 2030 yılına kadar %40 oranında artması beklenen dünya birincil enerji talebinin önemli bir bölümünün içinde bulunduğumuz bölgenin kaynaklarından karşılanması öngörülmektedir.

Türkiye'nin sahip olduğu en eski boru hattı Kuzey Irak'ta yer alan Kerkük petrollerini batıya ulaştıran, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'dır. Hattın taşıdığı ham petrol miktarı 1999 yılında 305 milyon varile ulaşmış, yapılan sabotajlar ve Kerkük'te yaşanan sorunlar nedeniyle hattın taşıdığı ham petrol miktarı 2006 yılında 10,9 milyon varile düşmüştür. 2015 yılında bu hattan 192,4 milyon varil ham petrol taşınmıştır. Petrol taşıyan bir diğer boru hattı 28 Mayıs 2006 tarihinde faaliyete geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru hattıdır. 22 Haziran 2008 tarihinde hattın taşıma kapasitesi günlük 1 milyon varile ulaştırılmış olup hattan daha fazla petrol taşınmasının sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalar neticesinde kapasite 2009 yılında günlük 1,2 milyon varile çıkartılmıştır.

 

2017 yılı ilk 6 aylık döneminde toplam 1,3 milyon ton ham petrol üretilmiş olup, günümüze kadar toplam 150 milyon ton ham petrol üretimi gerçekleştirilmiştir.

2017 yılı ilk 6 aylık dönem sonunda yurtiçi kalan üretilebilir ham petrol rezervi 332,8 milyon varil (48 milyon ton) olup yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurtiçi toplam ham petrol rezervinin 18 yıllık bir ömrü bulunmaktadır. 2017 yılının ilk 5 aylık döneminde tüketimin yaklaşık %7,7'si yerli üretimle karşılanmış, doğal gazda ise bu oran %0,6 olarak gerçekleşmiştir.

Ülkemizde 2017 yılı içerisinde Temmuz ayı sonu itibariyle; kara alanlarında 25 km 2B ve 252 km² 3B, deniz alanlarında ise 6.447 km² 3B sismik veri toplama faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Yine aynı dönem içerisinde 18 adet arama, 7 adet tespit ve 17 adet üretim kuyusu olmak üzere toplam 42 adet kuyu açılmış ve açılan bu kuyularda 73.867 metre sondaj yapılmıştır. Başlangıçtan günümüze kadar 4.776 adet kuyu açılmış olup 79 doğal gaz sahası ve 144 ham petrol sahası olmak üzere toplam 223 saha keşfedilmiştir.

Her geçen gün artan petrol ve doğal gaz ihtiyacının mümkün olduğunca yurtiçi kaynaklardan karşılanması yönündeki faaliyetler kapsamında, ülkemizin yeterince aranmamış basenlerinde ve özellikle Karadeniz ve Akdeniz'deki deniz alanlarında yapılan çalışmalar büyük bir ivme kazanmıştır. Son yıllarda deniz sondaj teknolojisindeki gelişmelerin, su derinliklerinin fazla (1.000-2.000 m) olduğu alanlarda arama ve üretim imkânlarını ortaya çıkarması ile denizlerimizde hidrokarbon aramacılığının yapısı hızla oluşturulmuştur. Özellikle, son yıllarda yapılan çalışmalarla Karadeniz ve Akdeniz’in hidrokarbon potansiyelini ortaya çıkartmak adına arama çalışmaları başlatılmıştır.

Son yıllarda kaya gazının dünyada önem kazanması ile birlikte Türkiye'de de kaya gazının aranmasına önem verilmiştir. Bu amaçla Güneydoğu Anadolu ve Trakya Bölgelerinde kuyular açılmış olup rezerv tespit çalışmalarına devam edilmektedir.

Burada yer verilen bilgiler Bakanlığımız Web Sayfası kullanıcılarına bilgi verme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı bir resmi belge niteliği taşımamaktadır.

 

PETROL İLE İLGİLİ BİLGİ VE BELGELER
Petrol Piyasası Kanunu (Kanun No 5015)