Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin su, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla beraber büyümesine devam edeceğini belirtti.

Türkiye'nin enerji yapılanmasında çizdiği politika ve stratejilerin en önemli parçalarından birinin yenilenebilir enerji olduğunu ifade eden Yıldız, dünyadaki enerji yatırımlarının yüzde 70'nin fosil yatırımlara yönelik olduğunu anlattı.

Yıldız, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, 2040 yılına kadar, küresel birincil enerji talebinin yüzde 37'ler civarında artacağını, elektrik talebinin ise yüzde 80'ler civarına geleceğini söyledi. Bunun önemli bir kısmının Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES) ve Güneş Enerjisi Santrallerinden (GES) karşılanacağına işaret eden Yıldız, "O yüzden bugünkü eylem planının Türkiye'ye dönük adaptasyonunda da çok önemli bir gerçekle beraber olacağız" dedi.

Yıldız, dünyada diğer ülkelerin enerji görünümüne ilişkin de şunları kaydetti:

"ABD'de nükleer enerjinin payı artacak, Japonya'nın Fukuşima kazası sonrası tekrar nükleer santrallere dönüşü hızlanacak. Rusya, Güney Kore ve  Hindistan gibi ülkelerde de bu artış devam edecek. Şu anda inşaası devam eden 76 nükleer santralin 30'unun Çin'de olduğunu düşünürsek, nükleer enerji santrallerinin Çin'deki büyümeye ciddi anlamda katkısı olacak. Ama çok enteresandır, 2100 yılında dünyanın gelmesi beklenen karbondioksit salınımları ile alakalı konunun politikaların değiştirilmiyor olması halinde, 2040 yılında bu rakamların yakalanacak olması tabii ki dünya için olumlu bir haber değil. Bu yılın sonunda Paris'te yapılacak olan toplantının önemi daha da artmış oluyor. Fakir bir bölge olan Afrika'da özellikle son beş yıldaki petrol ve doğalgaz ile alakalı aramaların dünya petrol üretiminin yüzde 30'una karşılık geliyor olması tabii ki bu verileri daha da değiştirmiş olacaktır."

Yenilenebilir enerjiye 2013 yılında yaklaşık 214 milyar dolarlık bir yatırım yapıldığını hatırlatan Yıldız, "2030 yılına kadar da bunun yaklaşık 550 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bunların içinde en fazla payı Çin  aldı. Çin 56 milyar dolar, Avrupa 48 milyar dolar, Amerika Birleşik Devletleri 36 milyar dolar, daha sonra Hindistan ve Brezilya da aynı şekilde bu ülkeleri takip ediyor" diye konuştu.

Nükleer eğitim için 80 öğrenci Rusya yolcusu

Bakan Yıldız, Mersin'de nükleer santral kurulmasına ilişkin Türkiye ile Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde nükleer enerji eğitimi için öğrenci göndermeye devam ettiklerini belirterek, "Biz 80 öğrencilik bir alım için daha start veriyoruz. Biliyorsunuz 300'e yakın öğrencimiz Rusya'da eğitim görüyordu" dedi.

Nükleer güç santrallerinde çalışacak olan mühendis adayları için yine benzer şartlarda fen fakültelerinden, mühendislik fakültelerinden, fizik, matematik veya diğer teknik bölümlerden mezun veya okuyan öğrencilerin müracaat edebileceğini kaydeden Yıldız, başvuru süresinin 27 Mart'a kadar devam edeceğini söyledi.

Bu tarihten itibaren öğrencilere yazılı ve sözlü mülakatlar yapılacağını anlatan Yıldız, "Bu yıl aynı zamanda bir değişiklik de yapıyoruz. İlk defa Petersburg'daki Politeknik Devlet Üniversitesi'ne 30 öğrenci göndereceğiz. 50 kadar da Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesine (MEPHI) göndereceğiz. Dolayısıyla karşılıklı bilgi alışverişini de bu sayede tamamlamış olacağız" ifadelerini kullandı.

Yıldız, Türkiye'de 100 yılda yapılan yatırımın daha fazlasının son 12 yılda yapıldığına dikkati çekerek, "Türkiye'de AK Parti hükümetlerimiz iş başına geldiğinde bir birim olan yapı, tam iki katına çıkartıldı. 2023 yılına kadar da bir, iki katına kadar daha çıkartmaya çalışıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Kanun ve e-mevzuatlarla alakalı bütün çalışmaların devam ettiğini aktaran Yıldız, özel sektörün payının yüzde 32'lerdeyken yüzde 72'lere tırmandığını, aynı zamanda rüzgar enerjisi ile alakalı 19 megavat olan kurulu gücün de 4 bin megavatlara çıktığını belirtti.

Güneşe 1,7 milyar liralık yatırım

Yıldız, 600 megavatlık güneş enerjisi projesine yaklaşık 15 kat talep geldiğini hatırlatarak, "330 megavatlık bir kısmı ihale edildi. Tabii dikkat çekici bazı noktalar vardı. Erzurum gibi megavat başına 68 bin liraya düşen rakamlar olduğu gibi Konya'da da yaklaşık 2 buçuk milyon lirayı bulan rakamlar oldu" dedi.

Enerji Piyasaları Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'nin (TEİAŞ), bu süreçleri Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğüyle birlikte yürüttüğünü vurgulayan Yıldız, şöyle konuştu:

"Burada bir şeye dikkat çekmek isterim, biz, gelir sağlansın ve oluşsun diye bunları yapmıyoruz, TEİAŞ gelir sahibi olsun diye bunları yapmıyoruz. Gerçekleştirilebilecek yatırımların olmasına gayret ediyoruz. Şimdi bu rakamlar bizi yatırımcılarımızla beraber tekrar düşünmeye sevk ediyor. Bir megavata yaklaşık 1 milyon avro civarında yatırım yapıldığını varsayarsanız, bir o kadar da katkı payı, yani 800-900 bin avrolar civarında da katkı payı düşünürseniz, güneşin yatırımlarının amortisman sürelerini bir nevi iki katına çıkartmış oluruz."

Güneşe yapılan yatırımların kendilerini mutlu etiğini anlatan Yıldız, "İstikrara olan güven bizi memnun ediyor ancak bir kısım RES'lerdeki gibi sonuçlarla tekrar karşılaşmamamız lazım. Ben bunu özel sektör yatırımcılarımızla da paylaşma ihtiyacı hissettim. (Güneş enerjisi)1,7 milyar liraya karşılık gelecek olan bu yatırımı inşallah bu işler bittikten sonra 3 bin megavat daha arttırmak istiyoruz." diye konuştu.

Yıldız, güneş enerjisinin, ülkeye kazanç sağlaması, sanayici ve vatandaşa yüksek fiyatlı elektrik satılmaması açısından önemli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"O ikisinin arasındaki dengeyi çok iyi koruyup kollamamız lazım. Biz yenilenebilir enerji kaynakları ile alakalı konuda Avrupa Birliği ortalamasının iki katı kadar üretiyoruz, HES'ler ile RES'lerle ve Jeotermal enerjinin de dahil olduğu bütün yapılarla beraber. 2023 yılı hedefimiz büyüyen Türkiye ile beraber bunu en az yüzde 33'lere yüzde 35'lere kadar çıkarmak." 

Bakan Yıldız, toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Türk Akımı" boru hattı projesinin muhtemel rotasına ilişkin soru üzerine Yıldız, şöyle konuştu:

"(Gazprom Başkanı Aleksey Miller ile) Projenin güzergahını değerlendirdik. Sulak alanlar var, tarım arazileri var, orman arazileri var, yeşil alanlar var. Bunları dikkate aldığımızda Kıyıköy, bu baktığımız yerlerden bir tanesi ama 'tamamını böyle başlatıyoruz ve kesinleşmiş bir proje' diye tanımlamak şu an erken olur. Biz daha çok nerelerin olamayacağıyla alakalı konuları konuştuk. Lüleburgaz ve İpsala'ya varıncaya kadar özellikle o güzergahta herhangi bir sıkıntı oluşabilir mi, buna baktık."

Bakanlık olarak çevreye karşı hassasiyetlerini her vesilede vurguladıklarını belirten Yıldız, proje hakkında çarşamba günü Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ilgili bakanlıklara konuya ilişkin bilgi vereceklerini anlattı. 

"Doğal gaz fiyatlarında istediğimiz nokta henüz oluşmuş değil"

Yıldız, doğal gaz fiyatlarındaki indirim müzakerelerinin sürdüğünü, Rusya ve Türkiye'nin müzakere sürecinde birbirine alışkın iki ülke olduğunu ifade ederek, "İstediğimiz nokta henüz oluşmuş değil. Tabii karşılıklı güçlü bir müzakere tekniği diyebiliriz" dedi.

Doğal gazda maliyetlerin yüksek olduğunu belirten Yıldız, "Şu ana kadar 10 dolara alıp 9 dolara sattığımız bir ortamda, ilk defa satış noktamızın artık maliyetlerin daha üzerinde kalmasını istiyoruz" diye konuştu.

Yıldız, indirim ve diğer konuları bir bütün olarak düşündüklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bütün bunların hepsini bir paket olarak değerlendiriyoruz. Fiyat müzakereleri, Türk Akımı'yla alakalı projelerin değerlendirilmesi, güzergah yapılandırılması ve Batı Hattı'nın tekrar yenilenmesi ile alakalı konuların hepsi bir pakettir. Bunu en seri şekilde yapmaya gayret ediyoruz."

Yasadışı dinlemelere ilişkin soruyu da Yıldız, "Türkiye'nin normalleşmesine katkı koymaya çalışan ekipten birisi olarak, gece gündüz demeden çalışan, uğraşan heyetten birisi olarak, bu konuda iyi şeyler hissetmiyorum. Artık bunları geride bırakmamız lazım" diye yanıtladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, yasadışı dinlemelerin Türkiye'nin normalleşmesine zarar verdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"İnsanın özel konuşacakları olur, yurtdışında görüştüğü devlet başkanları, mevkidaşları olur. Bununla alakalı her iki ülkenin menfaatine ve bölgeyle ilgili dikkatleri üzerine toplayan bir kısım görüşmeler olur. Bunların birileri tarafından dinleniyor olması, Türkiye'nin ne hale getirilmek istendiği ile alakalı çok önemli bir noktadır. Türkiye'nin bu olumsuzluklardan kurtulma ve kendi ayakları üzerinde koşabilme zamanı geldi."